• jooncrafts

Pandemide ne kadar oyun oynadınız?

En son güncellendiği tarih: Nis 26

Bu aralar kime halini sorsak “sıkıldım” dönüşü alıyoruz kendisinden. Pandeminin getirdiği yorgunluk herkeste çok fazla belli olmaya başladı. “Nasılsın?” sorusuna aldığımız cevaplar da çoğunlukla aynı: “dengesiz gidiyor”, “çok bunaltıcı”, “Netflix ve sosyal medyada vakit geçirmekten başka bir şey yapmıyorum”.


Değişen zamana eski alışkanlıklarımızla artık ayak uyduramadığımız bir gerçek.

Peki, kendimizi yenilemek, bu durumu değiştirmek için ne kadar cesarete, esnek kalıplara sahibiz? Yeni alanlar keşfetmeye hazır mıyız?


Sınırların dışına çıkmak bizi, kendi içimizde “oyun” konusuna götürüyor.


Çoğumuz oyunda kalmanın, oyuncaklarla oynamanın çocukluk zamanına özgü bir şey olduğunu düşünüyoruz. Yapılan şeyler belki artık “çocukça” geliyor. Yaşımız ilerlediği için bundan vazgeçmemiz gerektiğini zannediyoruz. Halbuki oyun oynamak dnamızda kayıtlı, hala var. Bakış açımızı değiştiren bizi yenileyen, esnekliğimizi artıran yegane güçlerimizden biri.


Bu ön yargıların birkaç sebebi var. Örneğin kazanmak ve kaybetmek meselesini ilerleyen yaşlardan itibaren her alanda yaşadığımız için, bununla oyunda olsa dahi yüzleşmek istemiyoruz. Kapışma, hamlelerin yapılması, karşılıklı adımların tartılması bazı oyunların vazgeçilmez parçaları. Ayrıca her oyun satranç gibi de değil. İlla bir kaybedenin olması gerekmiyor. Bazı oyunlarda hem karşılıklı mücadele hem de yardımlaşma var. Ayrıca mücadele içeren bir oyunu farklı okumak ve yeniden düzenlemek tamamen kişinin esnekliğine, yaratıcılığına dair bir süreç. Birbirinden güzel araçları kullanarak aklınıza gelebilecek her şeyi oyuncaklara dönüştüren Toyi bunun güzel örneklerinden biri.


Oyun oynamak hayatımızı bir noktada kolaylaştıran etkiye sahip.


Birçok kişi günlük hayatta duygularını net bir şekilde ifade edemez, kendini açamazken, oyun içerisinde bunu çok kolay gerçekleştirebiliyor. Bazı yetişkinler sorunlarını direkt konuşmak yerine oyun üzerinden anlatmakta daha yetenekliler. Eğlendikçe, bunu yapabildiklerini görüp daha fazla cesaretleniyorlar. Soru sorulan konseptli oyunlar iletişimi kolaylaştırıp insanları birbirine hızlı bir şekilde yakınlaştırabiliyor. Ciddi konular daha tahammül edilebilir ve konuşulabilir hale geliyor.


Çocuklar gerçek dünyayı oyunda pratik ederler. Yaşadıkları olayları oyunda defalarca tekrar ederek oyuncaklarıyla bir bağlam içerisine oturtup kabul edebilir hale gelirler. Bizler de bunu gerçekleştirsek birçok şeyi daha kolay aşabilir hale geliriz, kim bilir?




Joon olarak bizim hevesimiz de aslında bir oyunda olma hali. Ne yaparsak yapalım, deneye yanıla kendimiz için en uygun olan yolu bulmaya çalışıyoruz ve bu oyun halinden vazgeçmemek için uğraşıyoruz. Bunu herkesle paylaşmak için bu yıl Hisleri Harika ekibi ile birlikte "Picasso Aktivite Seti”ni hazırladık. 5 yaş üstü çocuklar için hazırladığımız oyunu, duygularımızı ifade etmek, yeni yönlerimizi keşfetmek için biz yetişkinler de oynamayı tercih ediyoruz.



Bunun dışında, çocuklar için doğal materyallerden hazırladığımız Yap-Boz ve Eşleştirme Oyuncaklar, bu yıl sitemizde aldı. Çocukların sağlığını düşünerek, doğal renk pigmentleri, doğal vernik ve huş ağacı ile hazırladığımız oyunlar sayesinde, hayal gücümüzü geliştirebileceğimiz keyifli alanlar yaratıyoruz.


Oyunda kalmak dileğiyle!




34 görüntüleme