• Joon

Engellerin Ötesine Uzanan Bir Atölye

Serebral palsili çocuklarla beraber dünyaya pencerelerimizi daha da geniş açtığımız bir atölyeyi paylaşıyoruz sizinle. 'Mikrofon Sende!' atölyesi, engelleri kaldırma kaygımızın ötesinde, engellerin ötesini birlikte görme hayaliyle ortaya çıktı. Serebral palsili çocuklar ile Dünya'ya onların gözünden bakarken, paylaştığımız hayalleri, küçük yaramazlıklarımızı, insanlık için dileklerimizi ve ortak serzenişlerimizi hatırlamak için. Hayatın ufak kesitlerinde saklı olan tüm bu renkleri ortaya çıkarmaya çalışırken, aslında gazete sayfalarının bu kesitlerle dolu olduğunu fark ettik ve biz neden kendi gazetemizi yaratmayalım ki diye düşünerek 'Mikrofon Sende!' dedik.


'Mikrofon Sende' atölyesi SERÇEV tarafından, Joon Sosyal Tasarım ve İnovasyon Çözümleri işbirliği ile Küçük Hibe Desteği ile Çocukların Sivil Topluma Katılımı Çocuklar için Mikro-Fon Programı kapsamında düzenlendi. Serçev Engelsiz Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi'nde gerçekleştirdiğimiz atölyede, serebral palsili lise öğrencileri ile kendi dünyalarını anlatabilecekleri bir katılımcı iletişim ortamı yarattık.


Sosyal tasarımın iletişimde rolünün ne olduğunu merak edenler için, 'katılımcı tasarım' dan kısaca bahsedelim. Katılımcı tasarım yöntemi, tasarım odaklı düşünme süreçlerine her yaştan ve gruptan insanın katılabilmesini sağlayan araçlar üretir. Bu araçlar Mikrofon Sende atölyesinde de olduğu gibi engelli bireylerin özel ihtiyaçlarına yönelik olabildiği gibi, bir yandan da hepimizin bir çırpıda ifade edemediği şeyleri ifade edebilmemizi sağlayan kolaylaştırıcı yöntemler sunar. Tabi bu yöntemler de bir anda ortaya çıkmıyor, tam tersine her bir kitle için özel olarak hazırlanmaları gerekiyor. Tam da bu sebeple atölyenin öncesinde SERÇEV Derneği desteği ile Joon ekibi tarafından yoğun bir keşif ve analiz süreci yürütüldü. Bu sayede atölye tasarımımız hem serebral palsili çocukların dünyasına uyum sağlayabildi hem de bu dünyanın içinde doğru sorulara cevap arayabildik.



SERÇEV Engelsiz Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi'nde gerçekleştirdiğimiz atölyede, serebral palsili çocukların araştırmacı gazeteci kimliğine bürünerek kendi hikayelerini derleyebilecekleri bir kurgu oluşturduk. İlk adımda hepimiz atölye için hazırlanan gözlüklerimizi takarak rolümüze iyice büründük. Tabi ki gazetecilik sadece araştırmacılar ile de olmuyor; bütün çocukların engellere takılmadan dahil olabilmesi için hem kameraman rollerimiz hem de yazı işlerinden sorumlu gazeteci asistanlarımız vardı. Sadece organizatör ekipten de değil, lisenin gönüllü öğrencileri de bu asistanlık görevlerini üstlendiler!

Roller dağıtıldıktan sonra, sıra geldi röportaj yapmaya. Katılımcılar masaların üzerindeki soru balonlarından, cevaplamak istedikleri soruları seçerek iki kişilik gruplar halinde, karşılıklı yapacakları röportajlara hazırlandılar. Bu sorular arasında "SERÇEV'i sen yönetsen ne yapardın?" gibi iddialı sorulardan, "İnsanlarda en çok neyi seviyorsun?" gibi derin sorulara kadar türlü konu vardı. Soruların kısalığını hafife almayın sakın... Siz de cevaplamayı denerseniz göründüğü kadar kolay olmadığını göreceksiniz!




Böylece röportajlarımızı yapmaya başladık. Her ikili grubun yanında, bir de onların konuşmalarını kaydetmek için hızla kalem sallayan bir gazeteci asistanı vardı. Bir yandan da çekim görevine gönüllü olan gazetecilerimiz anı yakalamak için dört dönüyorlardı. Tabi mikrofon gençlerde olunca, konu konuyu açtı. İnsan haklarından magazine, teknolojiden sivil topluma atlayanların önünü almak bir yana, onlar anlattıkça biz de hem bilmediklerimizi öğrendik, hem de unuttuklarımızı hatırladık.


"İnsanın içinde olması lazım, o zaman gerçek sevgi her şeyi değiştirir. -Emre




Röportajlar tamamlandıktan sonra, yine asistanlarımızın desteği ile bütün haber içerikleri şablonlar üzerine yazıldı. Gazete içerğini beraber tekrar düzenlerken, hiç hesapta olmamasına rağmen bir anda kendimizi dijital medya çağında gazetelerin yeni rolünü tartışırken bulduk (Atölyenin en keyifli anları da sanıyoruz ki bu beklenmedik konuşmalardı). Gazeteler her ne kadar farklı hayat kesitleri için kapılar aralasa da, dijital çağda dijital araçlara ihtiyaç duyduğumuz konusunda hemfikir olarak, kendi yayınımızı da bu şekilde hazırlamaya karar verdik.


"Cesur olmak aslında iyi olmak." -Tolga




Atölyenin kapanışında ise hem ciddiyet, hem eğlencenin dozunu artırarak, kendimize bir canlı yayın kurgusu oluşturduk. SERÇEV TV'nin (!) son dakika yayınında kameraya tek tek seslenerek bu simulasyon içinde gazeteci olma deneyimimizi paylaştık. Herkesin keyif aldığını görmenin verdiği heyecan bir yana, Furkan'ın altını çizdiği 'gazetecinin özgürleştirici rolü' ile bilgi kirliliği içerisinde seslerin uğultuda yittiği bilgi çağında sesimizi duyurabileceğimiz doğru kanalların önemini hatırladık.

Atölyenin ardından gazetemiz Joon ekibi tarafından yayına hazırlanıyor. Çalışmadan öğrendiklerimiz ise, yeni çalışmalar ile katılımcı iletişim yöntemlerinin sadece serebral palsili çocuklar için değil, yeni ifade alanları arayan her grup için ufuk açıcı olabileceğini gösteriyor. Kendi katılımcı iletişim atölyesini kurgulamak isteyenler için ise, atölyede kullanılan tüm materyal ve kaynaklar paylaşıma sunuluyor. Gençlerin heyecanı ile geleceği özgürce düşünmeyi hatırlamak için bazen 'Mikrofon Sende!' demek gerekiyor.




Tüm katılımcılarımıza enerjimizi tazeleyen parlak gülümsemeleri ve sorularımıza yenilerini katan paylaşımları için teşekkür ediyoruz!



“Bu yazılı içerik Mikro-Fon Programı kapsamında Avrupa Birliği desteği ile hazırlanmıştır. İçeriğin sorumluluğu tamamıyla SERÇEV Derneği'ne aittir ve Uluslararası Çocuk Merkezi ya da AB'nin görüşlerini yansıtmamaktadır.”

25 görüntüleme

Joon 

A:   Aşağı Öveçler Mahallesi, 1329. Cadde No:12 Daire:6 

Çankaya/ Ankara/ Türkiye

E:  contact@joon.world

© 2020 Joon 

  • White Facebook Icon
  • Instagram - White Circle
  • Twitter - White Circle
0